Türkiye'de Atçılığın Tarihçesi



ATLAR >> ANADOLU (2)



SAFKAN ARAP ATI

Safkan Arap atı, çevik, hareketli, ani manevra kabiliyetine sahip, sağlam kemikli, güçlü mafsallı, çelik gibi tendonları ve sağlam tırnak yapısına sahip, dayanıklı, az yem yiyen, yediği yemi iyi değerlendiren, zeki, sadık, çok güzel görünümlü hafif süvari atıdır. Bu nedenle at ıslahında Arap atı kullanılır. Türkiye, Arap atını hem ıslah hem de yarış için yetiştiren ülkelerin başında gelmektedir. Günümüzde Safkan Arap atı, dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı amaçlar için yetiştirilmektedir. Çoğu ülkede zerafet ve vücut güzelliği nedeniyle yalnızca gösteri atı olarak, bazılarında ise gösteri ve koşu amaçlı Arap atı yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Osmanlı’da bugünkü anlamda modern at yetiştiriciliği 14. yüzyılda başlamıştır. Hayvanat Ocaklarında yetiştirilen atlarla İmparatorluk zirveye ulaşmış, cumhuriyetin kurulması ile her alanda olduğu gibi at yetiştiriciliği ve ıslahı konusunda da ülkenin ihtiyaçları belirlenerek faaliyetlere yön verilmiştir.

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte, Atatürk’ün talimatıyla Safkan Arap atı yetiştiriciliği konusunda bir komisyon kurulmuştur. Bu doğrultuda 1933 yılında Karacabey Harası’na Baba Kuruş ve Baba Sa’ad isimli atlar Irak ve Suriye’den getirilmiştir. 1932’de 22 ve 1936’da 119 baş Safkan Arap aygır ve kısrak satın alınarak hara ve aygır depoları takviye edilmiştir. Getirilen damızlıklardan Hilalü Zaman Çifteler ve Sultansuyu Haralarında; Dabi, Çifteler; Kuruş Şatra, Hamdani, Karacabey ve Çifteler Haralarında baba aygır olarak kullanılmış, Al Kuruş, II. Seklavi’den sonra Sultansuyu Harasında etkisini göstermiştir.

Baba Kuruş ve Baba Sa’ad

Irak’ın Bağdat kentinden getirilen Baba Sa’ad 1928-1950 yılları arasında yaşamıştır. Bu değerli aygırdan 17 yılda 147 tay alınmıştır. Suriye’nin Şam kentine bağlı Halbe Köyünden getirilen Baba Kuruş ise 11 yıl içinde Türkiye atçılığına 141 tay armağan etmiştir. Baba Sa’ad ve Baba Kuruş, Karacabey Harasında adlarına anıt mezar yapılmaya layık görülen ilk atlar olarak tarihe geçmiştir.

Devlet eliyle yetiştirilen Türk Arap atçılığının kurucu aygırları, Küheylan ve Seklavi soyundan gelmektedir. Bunlardan Sa’ad vücut güzelliği, Berk ahenk ve uygunluğu, Kuruş yüksek karakter, kemik yapısı ve huy yumuşaklığı, Al Kuruş ve Seklavi zarafet, asalet ve vücut güzelliği, Hilalü Zaman ise hız, dayanıklılık ve güzel görünüşü Türk Arap atçılığına kazandırmıştır.

TİGEM’DE SAFKAN ARAP ATI YETİŞTİRİCİLİĞİ

Çiftlikat-ı Hümayun adı altında, Osmanlının kuruluşundan beri devam eden atçılık faaliyetleri, bugün TİGEM bünyesindeki üç işletmede (Karacabey/BURSA, Sultansuyu/MALATYA, Anadolu/ESKİŞEHİR), 49 kısrak, 13 aygır kan hattı ve toplam 1.197 baş hayvan varlığı ile devam etmektedir.

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, 1924 yılında ağırlık verilen ıslah çalışmaları çerçevesinde 867 Sayılı Kanun ile kurulan Haralar Teşkilatı ile atçılık çalışmaları yeni bir yön kazanmıştır. Hara ve İnekhaneler, atçılık ve damızlık hayvan yetiştiriciliği konularında hizmetlerine devam ederken, 1984 yılında bu kurumlar Devlet Üretme Çiftlikleri ile birleştirilerek Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü çatısı altında toplanmıştır. Günümüzde safkan Arap atı yetiştiriciliği ve ıslah çalışmalarının temelini oluşturan TİGEM, bu alanda sadece ülkemizde değil bölgede de önemli bir merkezdir.

TİGEM’de yetiştirilen atlar arasından damızlık ihtiyacı dışındaki erkek ve dişi taylar sektörün hizmetine sunulmaktadır. Islah çalışmaları geçmişten günümüze aynı titizlikle sürdürülmekte, her yıl tüm damızlık materyal ve doğan taylar, uzman bir teknik heyet tarafından incelenerek; ırk özellikleri, seceresi, genetik kusurları, beden yapısı, koşu performansı gibi fenotip ve genotip özellikleri yönünden değerlendirilmektedir.

İşletmelerimizde yetiştirilen atlardan birinci sınıf koşu tayları yılda 4 kez Karacabey İşletmesinde, elit taylar ise yılda 3 kez İstanbul Veliefendi Hipodromunda düzenlenen açık artırmalar ile camianın beğenisine sunulmaktadır.